Kişisel Gelişim; binlerce kilometrelik bir yolculuktur ve küçücük adımlarla başlar. Bu yolculukta amaç istediğini elde etmek ve elde ettiklerini sevmektir. Yani başarı ve mutluluk. Her yolculuğun olduğu gibi kişisel gelişim yolculuğunun da bir takım kuralları vardır. Eğer yolculuk süresince bir yolcu olarak üzerimize düşeni yaparsak; istediğimiz adrese gitmiş ve böylece hedefimize ulaşmış oluruz. 3 önemli adım atarak Kişisel Gelişim Yolculuğuna çıkmaya hazır mısınız?

 

Bir yerlere varmak için önce kendine uğramalıdır insan. Çünkü insanın gideceği bütün yollar kendinden geçer. Bu nedenle ilk adımımız; kişilik özelliklerinin keşfedilmesidir. Kişinin kendisiyle tanışması ve ‘Merhabalaşmasıdır’. Özünü sorgulaması, arayışta olması ve sonunda ‘ONU’ bulmasıdır. Bu yolculuğun ilk adımında kişilik özelliklerinin farkına varılır. Güçlü ve zayıf yönler çeşitli analizler ile tespit edilir. Hayatımızdaki tüm hedeflerimizin kaynağı olan değerler belirlenir. Olmazsa olmazlar ve kurallar netleşir;  kırmızı çizgiler çizilir. İdealler belirlenerek başarıya ve mutluluğa adım adım gitmeye devam edilir. Rengârenktir ilk adım. Ama çoğu zaman da çetrefilli. Kişisel keşif süresince; sosyaller, asosyaller, gelenekseller, girişimciler… çıkar ortaya. Mavi, Yeşil, Sarı ve Kırmızı renkler ile eğlenceli analizler… Duygu-düşünce çeşitleri, motivasyon odakları, ilgi kaynakları, temsil sistemleri ve zeka çeşitleri keşfedilir. Bir ömür boyu süren bu eğlence yerini ikinci adıma yani hedef belirlemeye bırakır.

 

Görünmeyeni görünür yapmaktır; hedefi belirlemek. Geçmişle, ‘neden?’ sorusuyla ve sorunlarla meşgul olmayı bırakarak; geleceğe, ‘nasıl?’ sorusuna ve çözümlere yelken açmak için bu günü yaşamaktır. Kişinin kendisini başkaları ile değil sadece sahip olduğu yetenekleri ile değerlendirmesidir. Tek rakibinin kendisi olduğunu bilmesidir. Hedef belirlemek; hayat boyunca hep bir öncesinden daha iyiye göz dikmektir. İsabet noktalarını belirleyerek yaşama anlam ve heyecan yüklemektir. Hayat boyunca en iyiye ulaşmak için verilen özverili gayrete sahip olmaktır. Kişisel gelişimin ikinci adımı, kişinin kendisini yeterli hale getirme sürecinin en keskin virajıdır hedef belirlemek. Hedefler belirleyerek yaşam projemizi renklendirir ve  üçüncü adımı atarız.

 

Hayat bisiklete binmek gibidir. Pedalı çevirmeye devam ettiğimiz sürece düşmeyiz. Kişisel gelişim yolculuğumuzda hedefimize gideceğimiz yolu belirledikten sonra son adımı atmalıyız. Üçüncü ve son adım: harekete geçmek; azim, gayret ve kararlılıkla yolculuğa devam etmektir. Kişi bu adımda, rüyalarının gerçekleşmesini istiyorsa, uykudan uyanması gerektiğinin bilincine varmalıdır. Harekete geçmeden tüm hedeflerin hayal kalacağını bilmelidir. Üçüncü adımında kişi bedel ödediği kadar ödül alacaktır. Devler gibi eser vermek için karıncalar gibi çalışması gerektiğini anlayacaktır. Ve fedakârlığı öğrenecek; ne kadar çok feda ederse o kadar çok kar elde edeceğinin farkına varacaktır. Üçüncü adımı attığımız da heyecan ve tutku ile yaptığımız, heyecandan kendimizi kaptırdığımız alanlar gittikçe azalabilir. Hayat her zaman sevdiğimiz şeyleri karşımıza getirmeyebilir. Çoğu zaman kişi zorluklar, aksilikler, beklenmedik sonuçlar ve istemediği durumlar ile karşı karşıya kalabilir. İşte bu durumlarda bilinmesi gereken temel nokta; hayatın içerisinde bazı durumlarda bazı adımları atmak görevimizin gereği olduğudur. Bu aşamada görev duygusu ve sorumluluk bilincini belirleyen irade kontrol edilmelidir. Sevdiği işi herkesin yapabileceği ama sevmediği halde başarısı için gerekli olanı yapanların başarılı olacağı unutulmamalıdır.

 

Başarıya ve mutluluğa gitmek için Kişisel Gelişim Yolculuğuna çıkalım. Kendimizi keşfedelim. Hedeflerimizi belirleyelim ve kararlılıkla harekete geçelim. Hepimize İyi yolculuklar…

 

Bahaddin Ersoy